MODERN ZAMANLAR

MODERN ZAMANLAR/CHARLİE CHAPLİN

Yönetmen: Charles Chaplin

Yapımcı: Charles Chaplin

Senarist: Charles Chaplin

Oyuncular: Charles Chaplin

                      Paulette Goddard

Cinsi: Sinema Filmi

Türü: Dram,Komedi,Romantik

Çıkış Trihi: 5 Şubat 1936

Süre: 87 dakika

Diğer adları: Asri Zamanlar (Türkiye, ilk gösterimler) ,Modern Zamanlar (Türkiye, sonraki gösterimler)

 

Charlie Chaplin..Sessiz sinemanın üstadı,zirvesi diyebileceğim aynı zamanda filmleri ile beni güldüren ve en çok da düşündüren mizaha sahiptir kendisi.Bir insan konuşmadan karşısındaki insanlara kendi durumunu hatta toplumun durumunu nasıl aktarabilir ki?İşte tüm bu aradığımız cevaplar Charlie Chaplin de toplanıyor…

Yaklaşık 1930 lu yıllarda yayınlanan bu film hala sinemaseverlerin ilgi odağı konumundaki bir yapıttır.Film,aslında içinde bulunduğu sistemi sert bir eleştiri ve mizah karışımıyla topluma farklı bir penceren baktırır.Düdüğün çalınması ile başlayan film,fabrika çalışanlarının nasıl bir köle gibi tabiri caizse koyun sürüsü gibi tek odak noktası olan makine başında işlerini yapmasıyla devam eder.Filmdeki en önemli ve dikkat çekici nokta insanların nasıl sistemin kölesi olmaya müsait olduklarıdır.Chaplin de bu fabrika da işçidir ve kendisi de aslında sistemin kölesidir.Chaplin bu köleliği fabrikanın dışına yansıttığını da filmin ilk başlarında görüyoruz…

Her bir köşesi saniyesi saniyesine izlenen,insanların her hareketine müdahale edilen  bu fabrikada çalışan işçiler bu körelmiş sistemin içinde ki değerlerinin farkında değiller.Sanırım Charlie bunun farkına varıyor ve filmin seyri bı müddet sonra değişiyor.Bu kült filmi izlerken Chaplinin toplumda oluşan zararları trajikomik bir şekilde verildiğini sorgulamadan da kendinizi alıkoyamıyorsunuz.İnsanlar artık birer robottan farksızdır yani yani tek işleri başlarindaki patron dan gelen emirleri uygulamaktır…Chaplinin fabrikadaki mesleğine gelince kendisi bantta somon sıkmakla görevlendirilmiş birişçidir.Burada Chaplinin eline dikkat kesilirseniz somon sıkma sırasında elinde bir oransızlık bile göremezsiniz.Charlie’nin  eli o kadar alışmış ki molaya geçtiğinde bile eli hala somon sıkar gibi hareketler yapmaktadır.Yemek molasında da işçiye verilen değer kara mizah şeklinde aktarılmıştır.Bir süre sonra da   normal olmayan hareketler yapmaya başlayan Chaplini diğer işçiler kontrol altında tutmaya çalışıyor ve bu da demek oluyor ki insanların kendisini sisteme tamamen teslim etmesi,bunu sıradan bir durummuş gibi algılaması çok da zor olmasa gerek..

Fabrikada artık olayı biraz da olsa anlayan Chaplin fabrikadan çıkar ve anında polisler tarafından tekrar fabrikaya getirilir.Burada da şu yorumu çıkarabiliriz;güvenlik güçlerinde bu sistemin bir kölesi olduğudur..Filmin her ne kadar negatif bir yönü olsa da biraz da olsa pozitif bir yönü vardır bu da küçük kardeşine bakan bir kızdır.Kızın bu sefil hayattan kurtulması için elinden geleni yapan Chaplinin tabi ki her zaman olduğu gibi peşinden bela eksik olmaz ve kıza yardım edeyim derken hapse girer.Burada şansı yaver gider ve kendisine çıkan özel afla beraat eder.Bir alışveriş merkezinde bekçi olarak iş bulan burada fakir kızla birlikte çok az bir süre de olsa çok keyifli vakitler geçirir.Burada fabrikanın paten kayma sahnesinde Chaplinin gözleri kapalı kaymasını kendimce şöyle yorumladım;fabrikada patron dahil kimsenin olmadığı yerde kendini güvende  hissederek kayması sistemin koleleştirdiği insanların bir o kadar da kendisine zarar vereceğinin düşüncesi yatar.Chaplin burada da işini düzgün yapamadığından ve iş dışında farklı şeylerle uğraştığından tutuklanır..

Bu sefer ki beraatinda fakir kızın kendisine bir ev kurmaya çalıştığının müjdesini verir..Chaplinin sürekli hapse girip çıkması arasında çok bir zaman yok gibi her şey yapmacık gibi görünse de detaylıca düşünüldüğünde bunun bile sisteme karşı sert bir eleştiri olduğunu görebiliriz..

İşçi dışındaki diğer zengin kesimlere de filmin sonlarında yer verilmiştir.Toplum ne kadar berbat durumda olursa olsun bu zengin sınıfın hiçbir kriz ortamına aldırmadan eğlencesine devam etmesini Chaplin bir dans sahnesiyle eleştirdiğini görüyoruz.Burada alakasız bir dansla kendi uydurduğu dans nedense izleyicinin çok ilgisini çeker.Burada neyi alkışladığını bile  bilmeyen izleyicilerin tüm kaosa rağmen bu kadar rahat davranması üzücü ama toplumun bir gercegini yansıtıyor..Modern Zamanlar,çökmüş bir sistemin yöneticileri  insanları nasıl ele aldığını ve bundan kurtulmaya çalışan tek bir insandan bile rahatsız olduklarını ,bu yüzden bu tek kişiyi de koyun sürüsünün içine dahil etmek için de çaba sarf etmekten kaçınmayan iktidarı gözler önüne sermiştir…

Modern Zamanlar ile George Orwell’in 1984 romanı fabrikada patronun işçileri sürekli izlemesi ve emirler vermesi açısından benzerlik göstermektedir..Modern Zamanlar filmi için az önce öğrendiğim birkaç bilgiyi de buraya dahil etmek istedim.Chaplin ilk başta filmi sesli çekmek istemiş fakat seyircilerin konuşan bir Şarlo’ya nasıl tepki vereceğini kestiremediğinden bu kararından vazgeçmiş.Yine de filmde duyabileceğiniz bazı sesler vardır.Örneğin restoran sahnesinde şarkıcıların söylediği şarkıyı duyabiliyoruz..Bir diğer öğrendiğim bilgi ise Modern Zamanlar,Nazi Almanyası’nda “komünist eğilimleri”sebebiyleyasaklanmıştır.Bu yasaklanmanın nedeninin Chaplin’in Adolf Hitlere benzediği yönünde iddialar var..

Filmi izlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum.Bu yapıt sonradan izlerim düşüncesiyle yabana atılacak bir eser değil.Kisa bir vaktinizi bunu izleyerek degerlendirebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir